27 Şubat 2013 Çarşamba

Karli yollar...

Şansa bak.. Şu an tam da ben yatmadan önce arkadaşımın dediği durumdayım.. ''Sen sarsıntıdan ancak bir kaç saat uyursun!''.. Evet haklıymış!.. Bu tren deli etti beni. Resmen sallana sallana bir hal olduk.

Saat 23:20 da uyandım ve dışarı baktığımda ortalık bembeyazdı. Yanlış okumadınız. Dışarda deli kar yağıyor.

......

Sanırım şu an Karagöl civarlarındayız ve Sivas Kangal'a doğru ilerlemekteyiz. Böyle sarsıntıyla tekrar uyuyamazsam yandım. Üstelik telefonun kendi ve interneti de gidip geliyor. Yahu trene birşey olsa 'Ne yaparız bilmem!'' bir durum bu.Ama tabii 'niyet hayr; akibet hayr' demiş büyükler..

Yollarda ne uzun tüneller var. Demek ki devlet dağları uzun uzun delmiş öte tarafa kolayca geçebilmek için..

Tren gider yollar bitmez. Bu arada Kangal'i geçtik. Duraklar giderek azalıyor. Şu an Çetinkaya Tren Istasyonu'nda iki dakikalık durumuzu gerçekleştirerek yola devam ediyoruz....

.......

Yollarda halen kar var. İnsan etraftaki insanları düşünüyor. Burada kimler ve nasıl yaşar diye. Ama tabii bir şehrin, kasabanın veya bir köyün insanını tren camından izleyerek nasıl anlarsınız.

Dışarıda ışık olan yerlerde harika kar manzarası devam etmekte. Biz yanından geçen için güzel tabii de Allah kalanların yardımcısı olsun. Çünkü buralar yerleşimin gelişmiş olmadığı yerler. Soğuk çeker, kar çeker bu diyarlar..

......

Ve işte telefonda yine servis yok..Düşünüyorum da bu şekilde insan kaç gün yol gider. Sıcak bir yerden yolları izleye izleye seyahat etmek!! Bazen keşke son durağa yani Krtalan'a kadar mı gitseydim acaba diyorum.. Ama bir dahaki sefere nasipse. Nasıl yerlerden geçiyorsak telefon hala çekmiyor. Hani ne oldu o milyarlar vererek yaptığınız Türkcell, Avea vs reklamlarına. Kaç çekiyormuş! Dört mü zero mu? Bırakın bu işleri kardeşim.

.......

Rehbere baktım da 03:40 gibi Malatya'da olacağız. O zamana kadar biraz daha uyumaya çalışsam ne güzel olurdu. Ama sanırım ben uykumu aldım bile. Artık uyumak çok zor. Ama  yine de bir deneyeceğim..

Son olarak bazen viraja girdiğimizde trenin katarları çok güzel görünüyor. Fakat maalesef trende camlar sadece yukarıdan aralık halinde açılacak şekilde yapılmış. Çekmek ne mümkün. Ama dışarı sarkmadan da çekilmez ki..

Bu adamlar büyük şehirlerde yarımşar saat durma olayını yapmıyorlar. En fazla 10-15 dakika. Yahu ne anladım ben o zaman bu yolculuktan ki. Neyse bencilce düşünmemek lazım tabii..

Söylemiş miydim, hala 'no service''...

Şimdilik bu kadar yazmak yeter...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme